Obezite günümüzde fazlaca duyduğumuz bir kelime. Bu kadar sık kullanmamızın nedeni ise obezitede gün geçtikçe ciddi artışların yaşanması. Bu durumdan kurtulmak için birçok seçeneğimiz bulunmaktadır. Bu seçeneklerden biri de diyet yapmaktır. ‘Pazartesi’ bu kelimeyi duyunca çoğumuzun aklına diyet gelmez mi? Sabahları kibrit kutusu kadar peynir, öğlen sebze, akşam haşlamış et…

Kime diyet ile ilgili soru sorarsanız sorun herkesin bir önerisi vardır. Peki, kilo vermeniz yaptığınız diyetle yeterli olmayacak, psikolojik olarak da buna uygun olmanız gerekiyor desek… Evet yanlış duymadınız, psikolojinizin de diyet yapmaya uygun olması gerekiyor. Yeme alışkanlığınız fizyolojik bir ihtiyaç değil duygu ve düşünceleriniz ile etkileşimde olduğu bir süreçtir. Avrasya Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Dr. Seda Dursun sizler için anlattı…

Yeni Trend Psikodiyet

Sağlıklı beslenmek kilo vermek için tek başına yeterli değildir, bununla birlikte psikolojik etkenlerinde uygun olması gerekir. Herkesin yemek yeme alışkanlığı birbirinden farklıdır. Aile, iş, arkadaş ortamı ruhsal durumumuz birbirini tetikleyerek yeme alışkanlığımızı belirler.

Fiziksel değişim sürecine girmek isteyen bireyler diyet listelerinin yanında aynı zamanda duygu ve düşüncelerini de kontrol altına almalıdır. Normal diyet sürecine başlayan hasta canının istediğini yememe, listesinde yer alan yiyeceklerden memnun olmama gibi nedenlerle motivasyonunu düşürüp diyetini bırakabilir. İşte bu devrede psikodiyet programı devreye girer.

Peki bu süreç nasıl işler?

Öncelikle kilo vermek isteyen birey hem fiziksel hem de duygu ve düşüncelerinde değişim yaşayacağına inanmalıdır. Alışkanlıkları, aile ve iş yaşantısı, sosyal aktiviteleri göz önüne alınarak kişiye özel yapılan analizler ve  ölçümler sonucu diyet programı belirlenir. Belirlenen programda kişinin yeme alışkanlığı dengelenerek kontrol altına almaya çalışılır.

Açlığınız Fiziksel mi? Duygusal mı?

Fiziksel açlık, bedenimizin tepkisidir. Yemek yedikten sonra yavaş yavaş oluşarak, yemek yememiz ile birlikte doygunluk hissine ulaşılır.

Duygusal açlık, birine öfkelendiğinizde, aşırı üzüntü duyduğunuzda ya da sıkıldığınızda yemeğe saldırarak ortaya çıkar. Kişinin gün içerisinde yaşadığı stres, olumsuz olaylar duygusal açlık hissini artırmaktadır.

Aşağıda belirtilen etkenlerden bir kaçı sizi anlatıyorsa sizde duygusal açlık hissediyor olabilirsiniz…

  • Yemek yedikten sonra doyduğunuz halde yemeğe devam ediyorsanız,
  • Kendinizi avutmak için yemek yiyorsanız,
  • Sadece belirli gıdalara yöneliyorsanız,
  • Mutsuz ya da stresli olduğunuz zamanlarda yemek yiyerek kendinizi daha iyi hissediyorsanız,
  • Yemek yedikten sonra suçluluk duygusu oluşuyorsa,duygusal açlık yaşıyor olabilirsiniz.

Psikolojik durumlar denge altına alındıktan sonra ve kişinin diyet listesine uygun hareket etmesi ile kilo verimi başarıya ulaşacaktır.

Unutmayın bedeniniz duygularınızın aynasıdır…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here