Uzman Klinik Psikolog Reyhan Algül, saglikmuhabiri.com okurları için Mobbing konusunu yazdı. Algül, Mobbinge maruz kalanların ne yapması konusunda da bilgilendiriyor…

Mobbing yani yıldırma; bir kişi ya da bir grubun, sıklıkla meslektaş ya da amiri konumundaki bir ya da birden çok kişi tarafından, ısrarlı bir şekilde ve en az 6 aydır devam eden etik olmayan, saldırgan ve olumsuz davranışlara maruz bırakılmasıdır.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) mobbingi “işyerinde şiddet kavramı” başlığı altında değerlendirmekte olup bir kişiye; zarar verme, tehdit etme, tedirgin etme gibi konularda, normal davranıştan ayrılan herhangi bir eylem, davranış ya da olay biçiminde tanımlamaktadır. Literatürde; angarya işler yüklemekten, cinsel tacize, sürekli eleştirilmekten, alay konusu edilmeye kadar 45 ayrı yıldırma şekli tanımlanmaktadır.

Mobbing çalışma hayatındaki her sektörde yaşanabilir ancak eğitim, sağlık gibi alanlarda daha yaygın olduğu bilinmektedir. Mobbing genellikle yavaş yavaş başlar, zamanla artar. Örneğin bir dedikodu ya da basit bir anlaşmazlık zaman içinde büyüyerek bir mobbing olgusu halini alabilir. Genelde tek kişinin başlattığı bir olguyken zamanla daha çok kişi tarafından, daha çok kişiye uygulanabilir hale gelebilir.

Mobbingin çok çeşitli nedenleri olabilir; daha çok lider konumundaki kişinin yetersizliği, ahlak standartlarının düşüklüğü ve rekabet bu nedenler arasında öne çıkmaktadır. Bunun yanında yöneticilerin gözüne girmek, rol çatışmaları ve rol belirsizlikleriyle de ilişkisi vardır.

Mobbinge maruz kalan kişilerin ise genelde düzgün çalışan, işlerini seven ve doğru yapmaya gayret eden, yükselme potansiyeli olan, kolay hayır diyemeyen, sabırlı kişiler oldukları bilinmektedir. Mobbinge maruz kalan kişiler genelde çok uzun zaman, bununla başa çıkmaya çalışırlar. Mobbingi uygulayan kişilerin genellikle aşırı denetleyici, sinirli, daima güçlü olma isteği içinde olan, kötü niyetli ve hileli eylemlere başvurmaktan çekinmeyen kişiler oldukları bilinmektedir. Ayrıca bu kişiler ön yargıları dolayısıyla diğer bireyin sahip olduğu etnik, dinsel vb. özellikleri de mobbing için gerekçe olarak görebilirler.

Mobbinge uzun süre maruz kalma; çeşitli bedensel rahatsızlıkların yanı sıra, tükenmişlik sendromu, akut stres bozukluğu, travma sonrası stres bozukluğu, depresyon ve kaygı bozuklukları gibi psikolojik sıkıntılara da yol açabilir.

Ne yazık ki mobbinge uğrayan bireyler için çalıştıkları kurumlar genelde hiçbir şey yapmaz ve bunu kişisel bir problem olarak algılar. Bu algı yüzünden de mobbingle topyekûn bir mücadele gerçekleştirilememektedir. Kurumlar bu tür durumları, hasıraltı etmekte ve yokmuş gibi görmeyi yeğlemektedirler. Mobbinge uğrayan bir çok kişi de kendini çaresiz ve desteksiz  hissettiği için bu durum yokmuş gibi davranabilmektedir.

Mobbing olguları genelde istifa ile sonuçlanmaktadır ancak bıraktığı izler; uzun zaman mağdurun hayatını etkilemeye devam etmektedir.

ÇARESİZ DEĞİLSİNİZ

Öncelikle yaşadığınız şeyin farkında olmanız ve haklarınızın olduğunu bilmeniz gerekiyor. Her ne kadar gücünüzü zayıflatmış olsalar da, bununla ilgili yapılabilecek şeyler var. Korkmamamız ve çaresiz olmadığınızı bilmeniz çok önemli.

Mobbinge maruz kalan kişiler artık kolayca kurumlarına ya da ilgiye kişiye dava açabilmektedirler. Bir avukattan bu konuyla ilgili yardım alabilirsiniz. Açılan davalar mağdurun lehine kararlarla sonuçlanmaktadır. Mobbingle ilgili kanıtlarınız olması her zaman sizi güçlendirir. Kayıt alabiliyorsanız mutlaka yapın.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın resmî web sitesinde mobbingle ilgili bilgilendirme rehberi ve yardım alınabilecek bir numara bulunmaktadır. Ayrıca, mobbingle mücadele amacıyla kurulan derneklerden de bilgi alabilirsiniz.

Mobbinge maruz kaldıysanız bu süreçte psikolojik destek almak da kendinizi toparlamanız açısından faydalı olabilir. Mobbing kişinin özgüvenini yerle bir eder ve hayata karşı umutsuz hale getirebilir. Yukarıda da değindiğimiz gibi “psikolojik iyi oluş” halimize zarar verir.

Mobbing konusunda kurumlara da iş düşmektedir. Kurumların mobbing konusunu ciddiye almaları, bireysel bir sorunmuş gibi algılamamaları çok önemlidir. Mobbingi önleyici çalışmalar yapmaları, insanca çalışma koşullarını sağlamaları gerekmektedir. Çünkü Borçlar Kanunu’nun 417. maddesinde ifade edildiği üzere;  “işveren, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak ve saygı göstermek ve işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzeni sağlamakla, özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here