Kalp ve damar hastalıkları ölüm nedenleri arasında ilk sıralardaki yerini korurken, Türk kalp cerrahı Haşmet Bardakçı, özellikle genç kalp hastalarının umudu oldu. Prof. Dr. Bardakçı’nın koltuk veya meme altından küçük kesi açarak gerçekleştirdiği kalp ameliyatları, büyük ses getirdi.

Ülkemizin başarılı kalp cerrahlarından olan ve halen Ankara’da hizmetini sürdüren

Prof. Dr. Haşmet Bardakçı, hastaların korkulu rüyası olan kalp ameliyatlarını çok yeni bir teknikle gerçekleştiriyor. Dünyada ve ülkemizde halen ölüm nedenleri arasında ilk sıralarda bulunan kalp ve damar hastalıklarına yönelik geliştirilen bu yeni teknikle ilgili bilgi veren Prof. Bardakçı,  “Koltuk veya meme altından küçük kesi açarak kalp ameliyatını gerçekleştiriyoruz” dedi. Normal kalp ameliyatlarının “iman tahtası” denilen göğüs kemiğinin en az 26 santimetre kesilerek gerçekleştirildiğini anımsatan Prof. Dr. Haşmet Bardakçı şöyle devam etti:

 Yara izi gözükmüyor

“Hastanın göğsü açılarak yapılan bu operasyonun yerine artık koltuk altından 5 -7 santimetrelik bir kesi ile ameliyatı gerçekleştiriyoruz. Yara izi koltuk altında kalıyor. Kişi ayna karşısında kolunu havaya kaldırmadıkça kendisi veya çevresindekiler ameliyat izini göremiyor. Meme altı keside ise kesiyi memenin alt katlantı çizgisine uyacak şekilde yapıyoruz. Kişi ayna karşısında memesini havaya kaldırmadan yara izini göremiyor. Göğüs kemiği kesilerek yapılan ameliyat ile küçük kesi ile yaptığımız ameliyat arasındaki tek fark giriş yeri ve büyüklüğüdür. İçeride yaptığımız işlem standart kalp ameliyatıdır.” Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Haşmet Bardakçı, koltuk veya meme altından küçük kesiyle gerçekleşen kalp ameliyatının, hastaların iyileşme süreci ve yaşam kaliteleri üzerinde çok ciddi etkileri olduğunu da vurguladı. Prof. Bardakçı, şunları söyledi:

 Yeni tekniğin sayısız artısı var

 “Hastalar bu yöntemle genellikle ameliyat sonrası üçüncü gün taburcu olacak aşamaya geliyorlar. Bu yöntemin belki en önemli avantajlarından biri de ameliyat izinin görünmemesi. Özellikle genç bayanlarda meme altından yaptığımız ameliyatlardan hastalarımız çok memnun. Aslında aynı durum erkek hastalarımız için de geçerli. Daha estetik bir kesi olduğu için cinsel, psikolojik ve sosyal açıdan da problem yaratmıyor. Bu hastalarda kan nakli ihtiyacı daha az olmakta ve yoğun bakımdan çıkacak aşamaya daha çabuk geliyor. Göğüs kemiği kesilmediği için enfeksiyon riski daha az oluyor. Klasik ameliyatlarda kesilen göğüs kemiği tellerle kapatılıyor ve hastalar kemik kaynayıncaya kadar en az 1,5 ay hareketlerine dikkat etmek ve gece uyurken sırtüstü yatmak zorundadırlar. Küçük kesi ile yaptığımız ameliyatlarda ise hasta ameliyat sonrası istediği pozisyonda yatabiliyor. Ameliyat sonrası işlerine ve sosyal yaşantılarına çok daha erken dönebiliyor, hatta emniyet kemeri takıp araç kullanabiliyorlar. Öyle ki operasyonun 10. gününde şehirlerarası yolculuk yapan ya da 2. haftasında TIR kullanan hastalarımız var. Bu tekniğin bir yararı da göğüs kemiğinin kesilmesinden kaçındığı için ameliyatını erteleyen, bu nedenle riski artan, hatta ameliyat şansını kaybetme riski olabilecek hastalara zamanında ameliyat olabilmeleri için bir alternatif sunmasıdır.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here