Lokman Hekim Hastaneleri Uluslararası İlişkiler Yönetmeni Tuğba Arız, sağlık alanında birçok ülkeye ziyaret gerçekleştiren önemli bir isim.

saglikmuhabiri.com olarak biz de Arız’ın bu gezilerine ilişkin notlarını sitemizden, siz değerli okuyucularımızla paylaşıyoruz. Arız’ın şimdiki durağı ise Kazakistan’ın başkenti Alma-Ata (Almatı)…

Zorlu bir yolculuk benim için. 5.5 saat uçacağım. Kiril alfabesinden önceki deneyimlerimden ötürü ürküyorum çünkü Rusça konuşan ülkelerde İngilizce konuşan az ve yazılanlardan hiçbir şey anlamıyorum.

Kazakistan’ın eski başkenti Astana’da Sağlık Fuarına katılmak için yola çıkıyorum. Tek başımayım. Her zamanki yorucu havaalanı maceraları, karşılanma, otele varma vs vs derken otelin önünde başımı kaldırıyorum. Büyülenmişçesine bakıyorum. Karşıda sıradağlar…

Tanrı Dağları diyorlar, Türklerin anavatanı, göçün başladığı yer. Yani başladığım yere gelmişim. Çok etkileniyorum. Coğrafya, alışkanlıklar, örf, anane, adet hep bir parça buluyorum kentte ve sokaklarda. Dolaştıkça içimi sevinç ve hüzün aynı anda kaplıyor. Sanki ben terk etmişim buraları gibi. Sanki orada bir tek varmışım duygusuna kapılıyorum. Sokaklarda keçeden satılan hediyelik eşya ve urbalar, halılar, kilimler ve adıyla bütünleşmiş elmalar. Hepsi bana köklerimi hatırlatıyor, huzur duyuyor, bütünleşiyorum. Eski başkentin adı ‘elmanın atası’ manasında Almaata oluyor. Burada tipik Rus peyzaj ve mimarisini görmek mümkün. Devasa genişlikte bulvarlar, cadde kültürleri, etkileyici konser ve tiyatro binaları, sade ama işlevsel evler. Ve asıl şaşırdığım, daha önce hiç görmediğim ana cadde ile kaldırımlar arasında bir yol daha var ki o da ağaçlara ayrılmış. Yani insanlar kaldırımda yürürken caddeyi değil ağaçları görüyorlar. Zaten son derece yeşillik bir şehir. Etkileyici buluyor yollarda yürümeye devam ediyorum.  Yürüdükçe yeni yeni yapılan modern binalara ulaşıyorum. Burada tam anlamıyla tarih ve yenilenme iç içe geçmiş durumda. Eskimeyen doku ve modern zaman ruhu harmanlanıp, bir bütün oluşturmuş. Altın Adam’ın heykelinin bulunduğu meydana geliyorum. Burası resmi geçit ve törenlerin yapıldığı Cumhuriyet Meydanı etrafında çiçek bahçeleri…

Başkanlık Sarayı ve Devlet müzesi de tam burada yer alıyor. Devlet Müzesinde Tunç devrinden kalma eserler var ve Orta Asya’nın en büyük müzesi. Tarih sevenler için bulunmaz fırsat. Ertesi gün Cumhurbaşkanının Danışmanlarından biriyle randevum var. Yeri bildiriyorlar ama hiçbir şey not edemiyorum. Yanımdaki arkadaşımdan Rusça olarak adresi yazmasını rica ediyorum. Telefonda görüştüğüm kişi söylüyor, o not alıyor. Ben elimde bir adresle kendimi okuma yazma bilmeyen hiçbir şey beceremeyen bir kişi gibi hissediyorum. Hiçbir harf tanıdık gelmiyor. Adres bana ben adrese bakıyorum. Ertesi gün Fuar alanından çıkıyorum. Tek kelime konuşamadığım şehirde (çünkü yerel halk İngilizce bilmiyor) bir taksi çeviriyor elimdeki adresi veriyorum. Yeşillikler içinde tarihi bir binanın önünde duruyor. Burası diye işaret ediyor. Görüşme yapacağım kişinin ismini veriyorum olumsuz anlamda başlarını sallıyorlar burada değil diyor birisi başka binada. Olamaz nasıl bulacağım yeni adresi? Bir kroki çiziyor görevli kişi o krokiyi takip ederek, bu sefer doğru yere ulaşıyorum. Binanın içi sanat müzesi gibi her yerde tablolar, heykeller var. Şaşkınlığımı bırakıp, görüşme odasına giriyorum. Kazakistan’da her milletin bir temsilcisi var ve bu temsilciler devlet için çok değerli. Aynı zamanda Cumhurbaşkanı’na danışmanlık yapıyorlar ki her ilişki düzenli ve güzel gitsin. Çok başarılı bir görüşmenin ardından (hem İngilizce hem Türkçe biliyor) size binayı gezdireyim diyor. Binada bir toplantı salonuna geliyoruz burası SSCB’nin Başkanı Gorbaçov ve diğer ülke başkanlarının SSCB olarak son toplantı yaptıkları yer çünkü dağılma kararı bu salonda veriliyor. Harika bir deneyim yaşıyorum. Bu kadar tarihi ve önemli bir mekanda olduğumun farkına varıyorum. Burası son başkan Kornayev’in eviymiş meğerse… görmeye değer.

Panfilov Parkı’na gidiyorum akşam. İkinci Dünya Savaşında ölen askerlerin anıtlarının bulunduğu ve onların anısına sürekli ateşin yandığı park burası. İçinde Zenkov Katedrali yer alıyor. Etkileyici barok bir mimari.

Yemekler harika! Kazak çorbası, at eti, mantı, shashlik hepsi Cumhurbaşkanı Danışmanı tarafından tarafıma ikram ediliyor.

Genel anlamda diğer Türki cumhuriyetler gibi, SSCB’nin dağılmasıyla birlikte kendi yağıyla kavrulmaya, gelişmeye, genişlemeye çalışan bir yandan Rus kültürünü devam ettirip, bir yandan kendi kültürünü kurma-kurtarma çabasını gözlemliyorum insanlarda. Sağlık da böyle. Rus tıp eğitimi ile yetişmiş geleneksel yapıda hekimler ile son dönemde Avrupa’da eğitim almış hekimler kıyasıya yarışta.

Açıkçası etkileyici hastane tesisleri ya da imrenilecek bir sağlık sistemi yok. Yeni yeni oluşturulmaya çalışılan sosyal güvenlik kurumu ile çalışmalar devam ediyor.  Gelişmeye açık, yapılacak çok şey gidilecek çok yol var.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here