Bu başlıkta nereden çıktı diyenleriniz olabilir. Açıkçası tam konunun merkezinden. Bu yıl Prof. Dr. Sedat Kiraz ve Prof. Dr. İhsan Ertenli’nin başkanlığında onbirincisi düzenlenen ve Türkiye Romatoloji Derneği’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleşen Anadolu Romatoloji Günleri konunun merkezi.

Sadece romatoid artirit değil, ankilozan spondilit, psöriatik artirit ve daha bu satırlarda yer almayan birçok önemli romatolojik hastalık hakkında en güncel bilgilerin paylaşıldığı toplantıdaki oturumlardan bir tanesi de romatoid artirit, yani bağışıklık sisteminin aksamı sonrası gelişen iltahabi eklem rahatsızlığı idi. Dinlediklerimin arasında toplum sağlığını ilgilendiren ve farkındalığın artması ile pek çok olumsuz tablonun düzeltilmesinde işe yarayacak önemli ipucları var. İlerleyen satırlarda sizlere aktaracağım. Ancak konunun detaylarına geçmeden önce bir miktar eklem anatomisinden bahsetmekte yarar var.

Eklemlerimizin Anatomisi

İki veya daha fazla kemiğin bir araya geldiği eklemlerimiz, hareket özelliklerine göre oynamaz, yarı oynar ve tam oynar olmak üzere 3 grupta değerlendirilir. Oynar eklemlerde kemikler, birbirlerine eklem kapsülü ve bağlar aracılığı ile tutunur. Hareketin gerçekleştiği yüzeyler aşınmaya karşı kıkırdak yapıdaki bir malzeme ile kaplı olup, eklem boşluğunu kayganlaştırıcı özelliğe sahip sinovya adı verilen eklem sıvısı doldurur. Eklem çevresindeki kasların kasılması ile gerçekleşen hareket esnasında ekleme ait bağlar ve eklem kapsülü, stabilizasyondan sorumludur. Bahsi geçen yapılardan herhangi bir tanesinin özelliğini yitirmesi ile de önce ağrı, devamında fonksiyon kaybı ve şekil bozukluğu ile sonuçlanan eklem hastalıkları ortaya çıkar.

Romatoid Artirit Nedir? 

Artirit,  eklem iltahabına verilen isim. El, el bileği, ayak bileği ve dirsekler gibi küçük eklemleri öncelikle ve uzun süre ile etkileyen; tutulan eklemlerde hasar ve sakatlığa neden olan, iltahabi  eklem hastalığına ise romatoid artirit denilmekte. Sadece eklemleri değil, akciğer, böbrek, cilt, sindirim sistemi gibi birçok organ ve sistemi etkileyen romatoid artirit,  otoimmün yani kişinin kendi dokularına karşı geliştirdiği antikorlar ile gelişiyor. Kadınlarda erkeklere göre üç kat daha sık. Sıklıkla 40-60 yaş aralığında gözlenmekte.

Belirtiler Neler?

Eklemlerde ağrı ve hassasiyet, romatioid artrit hastalarının en sık karşılaştıkları sorunlar arasında. Ağrı genellikle çift taraflı ve haftalarca süren tipte. Sabah kalkıldığında  yarım saatten daha uzun süren eklemlerdeki tutukluk hissi hastaların şıkça şikayet ettikleri başka bir sorun. İltahabın olduğu yerlerde, sıklıkla diz ve ayak bileğinde görülen şişmenin nedeni eklem aralığında biriken sıvı ve ödem.

Kronik yorgunluk ve aşırı halsizlik , el sırtı, dirsek veya gövdenin farklı bölgelerinde görülen ağrısız yumrular,  iltahabın olduğu bölgelerde şıkışan sinirlere bağlı uyuşma ve karıncalanma hastalığın diğer belirtileri arasında.

Erken Tanı Çok Önemli

Romatoid hastalığının erken dönemde saptanıp, tedavi edilmesi eklemlerde ortaya çıkabilecek kalıcı hasar ve sakatlıkların önlenmesi ve hastalığın seyrinin control altına alınması açısından çok önemli. Yukarıdaki satırlarda bahsettiğimiz sıkıntılardan mağdur iseniz, vakit kaybetmeden romatoloji yani eklem hastalıkları veya fizik tedavi ve rehabilitasyon konusunda uzman bir hekime başvurmanız hakkınızda en doğru olan. Bu hastalığa bağlı gelişen sakatlıkların önemli bir kısmı ilk iki yıl içerisinde gerçekleşmekte. Hastalık sadece eklemleri değil, diğer organ ve sistemleri de etkileyebildiğinden  çok iyi vey akın bir takip gerekiyor.

Uyarmamız gerek çok önemli bir konu var. Bu hastalık kimi  zaman belirtilerin yoğunlaştığı, kimi zamanda şikayetlerin sessizleşip ancak hastalığın verdiği hasarın devam ettiği süreçler ile ilerleyen kronik bir hastalık.  Kişinin kendisine yapabileceği en büyük kötülük ise, şikayetlerin azaldığı dönemde, doktoruna danışmadan ilaçlarını azaltması veya kesmesi. Sonuç ise eklemlerde kalıcı hasar ve sakatlıklar.

Bu konuda tek karar vermesi gereken kişi doktorunuz, siz değilsiniz. Ne olur konunun ciddiyetini  ihmal etmeyin.

Romatoid Artirit Önlenebilir mi?

Yazımızın başlığına gelirsek sebebi tam olarak bilinmediği için önlenir demek doğru olmaz. Ancak hastalığa neden olduğu düşünülen faktörlerden uzak durmakta yarar var.

Sigaranın romatoid artirit riskini arttırdığı bilimsel olarak ortaya konulmuş bir gerçek. Bir an bırakmak korunmak adına önemli.

Çağımızın hastalığı olan stres, bağışıklık sistemimizin işleyişini bozarak bu sisteme ait hastalıkların ortaya çıkmasını kolaylaştırmakta. Mümkün olduğunca uzak durmak ve doğru yönetmek lazım.

Vücut direncini düşüren enfeksiyonlardan korunmak romatizmal hastalıkların  seyrinde önemli. Özellikle ağız ve diş sağlığınıza dikkat etmek, dişeti hastalıklarından korunmak romatizma açısından da önemli.

Doğal ve dengeli beslenme sağlığın temel kuralı.  Liften uzak, kaloriden yüksek ve sağlıksız ürünleri tüketerek aldığınız her fazla kilo eklemlerinize binen yükü arttıracak.Bilginize.

Romatizma tedavisinde kullanılan ilaçalara bağlı ortaya çıkan  osteoporozdan korumak amacıyla süt ve süt ürünlerini bolca tüketmek, eksik ise kalsiyum ve  D vitamini takviyesi yapılması faydalı. Metotreksat kullanan kişilerde folik asit- B 12 eksikliği gelişebiliyor. Bu durumda uygun tedavi uygulanmalı. Balık yağı; Omega-3 yağ asitlerinden zengin beslenmek, faydalı seçenekler arasında. Bolca ceviz, semizotu, somon tüketmekte yarar var.

Bir uyarı da daha bulunalım. Bağışıklık sistemini güçlendirmek amacıyla satılan bitkisel bazı ürünler, otoimmün rahatsızlıkların alevlenmesine neden olabiliyor. Doktorunuza danışmadan kullanmamakta yarar var.

Düzenli aktivite;  kilo kontrolü, bacak, boyun, sırt ve bel kaslarının güçlendirilmesi ve eklemin hareket açıklığını korumak için çok yararlı. Bisiklete binme, pilates benzeri germe egzersizleri, yüzme ve düz yürüyüşler yapabilecek aktiviteler arasında. Haydi, hareketlenin biraz.

Özetlersek

Romatoid artirit,  yaşam süresince yakın takip edilmesi gereken ve ihmal edildiğinde ciddi zararlar verebilen kronik bir hastalık. Erken tanı, yakın takip  ve uygun tedaviler sayesinde, gelişebilecek hasar ve sakatlıkları önlemek mümkün. Bu nedenle öncelikle hastalığın belirtilerini bilmek ve zamanında hekime başvurmak büyük önem taşıyor. İhmal etmemekte yarar var. Bir başka yazıda buluşuncaya dek, sağlık dolu günler geçirmeniz dileği ile…

Bir Duyurum Var

Romatizmal hastalıkların enine boyuna, tüm detayları ile tartışılacağı, tanı ve tedavi yöntemlerinde son gelişmelerin paylaşılacağı; romatolojiye ilgi duyan her branştan hekim, araştırıcı ve diğer sağlık profesyonellerini bir araya gelerek mesleki etkileşimde bulunacağı bir diğer bilimsel toplantı da 26-30 Eylül 2018 de, Türkiye Romatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Vedat Hamuryudan ev sahipliğinde düzenlenecek.

Vedat  Hocamın toplantıya hazırlık sürecindeki titiz ve pek çok detay içeren çalışmaları değerlendirilirse,  verimli ve bilimsel olarak çok güçlü bir toplantı bizleri bekliyor. Duyurmakta yarar var.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here